banner171

banner170

banner95

05.03.2022, 22:19

EMPATİ BİR YETENEK Mİ? YOKSA…

Rutinlerin dışında ekstra yoğunluk yaşadığım haftalardan sonra tekrar merhaba.

Üç haftalık aradan sonra ne yazsam diye düşünürken, son günlerde sık sık karşıma çıkan ‘’empati’’ konusunu ele alalım diye düşündüm. Öyle ya, bir şekilde empati bana kendini gösterdiğine göre, bunda da vardır bir güzellik diyerek başlayalım bakalım.

Fark etmişsinizdir. Bazı insanlar empati yeteneklerinin oldukça gelişmiş olduğunu söyler dururlar. Gerçi bu bir yetenek mi yoksa empati kurabilen insanlar için kendi benliklerinden uzaklaşmak mı? Tartışmaya açık.

‘Duygudaşlık’ kişilerin, özellikle yakın çevrelerinde bulunan ya da kendilerinin yakınlık duyduğu insanlardan yine kendilerinin hissettikleri duyguyu aynı oranda hissetmelerini beklemeleri durumudur.

Kişiler hep bir talep içerisindedirler ve sürekli ‘’kendini benim yerime koysana’’ ya da ‘’biraz empati kurar mısın?’’ gibi isteklerini yineler dururlar. Yaşadıkları daha doğrusu yaşadıklarını düşündükleri, sadece bir duygudan ibaret olan kendi verdikleri değere, kısaca sadece kendi algı durumuna göre, kendi sevinç ve hüzünlerini, çektikleri acıyı, sevgiyi, aşkı aynı duygu yoğunluğu içerisinde karşısındakinin de hissetmesini isterler.

Oysa her insanın kendine özgü hisleri vardır ve o hisler sadece o kişiyi bağlar. Sırf karşımızdaki insan ‘biraz empati kur’ dediği için tam olarak o duyguyu, kendi bedenimizde ve kendi ruhumuzda hissedemeyiz. Metazoriyle, itip kakmayla, ağlayıp sızlayarak, şekilden şekle girerek kendi hislerimizi de başkasına empoze edemeyiz.

Bir arkadaşımla babasının vefatından hemen sonra, üzgün ruh halindeyken yaptığımız bir görüşme esnasında, çekmiş olduğu acıyı eşinin hiç hissetmediğinden bahsetmişti. Ki eşinin de kendi babasını kaybettiğini ve bu acıyı en iyi onun da bilebileceğini, empati kurabilmesi için tüm şartların oluştuğunu düşünerek, kendince birçok sebeple karşımda ağlayarak konuşuyordu. Oysa eşinin yaşadığı baba kaybı acısını, kendisi gerçekte ne kadar hissetmişti acaba? Kendince, hem de en az eşi kadar üzüldüğünü, eşi kadar ağladığını, eşi kadar aileyi toparlamaya çalıştığını, kısaca her şeyi ‘’eşi kadar’’ düşündüğünü söylüyordu. İşte bu yüzden de eşine oldukça kızgındı. Eşler dahi, onca birlikteliğe, onca paylaşıma, onca fikir birliğine rağmen aynı şeyleri hissedemezlerdi ki. Arkadaşımın kızgınlığı yerini bir süre sonra ‘’eşim beni anlamıyor’’ bir süre sonra da ‘’çünkü eşim beni sevmiyor, sevseydi anlardı’’ düşüncesine itmişti. Anlaşılamamak duygusu yer değiştirip direk ‘eşin sevgisinin’ sorgulanmaya başladığı daha olumsuz bir düşünceye evrilmişti. Belki de eşi, karısını üzüntüden çıkaracak kendince yaklaşımlar sergiliyordu. Belki ölümün doğallığından, belki de insanoğlunun acizliğinden bahsediyordu eşinin daha çabuk kabule geçebilmesi için. Hani niyet iyi derler ya ama akıbet beklendiği gibi olmamıştı. Kim bilebilir asıl amacının ne olduğunu?

Peki, neydi asıl mesele?

Herkes kendi algısına göre hisseder ve davranırdı. İşte, asıl mesele sadece buydu.

Yani, arkadaşım kendi algısına göre, her şeyi eşi kadar hissedip, onun kadar üzüldüğünü düşünmüştü ya. Empati kurabildiğine kendisi inanmıştı ve eşinden de koşulsuz şartsız empati kurabilmesini bu yüzden bekliyordu. Asıl yanılgısı da oradaydı zaten. Eşine sorsaydık, bakalım O ne derdi?

Bu konuyu arkadaşımın daha kolay kavrayabilmesi ve olayın eşinin sevgisi ya da sevgisizliği ile alakalı olmadığının daha net ortaya çıkması için kardeşlerinin baba kaybından nasıl etkilendiklerini sormuştum. Sonuçta kardeştiler, aynı evde birlikte büyümüşler, birçok şeyi birlikte tecrübe etmişlerdi. En önemlisi de, vefat eden baba hepsinin babasıydı. Önce çekimser kaldı, sonra sadece kısa bir ‘’üzüldüler’’ dedi ve aslında onların ne hissettiğini tam olarak bilmediğini fark etti. Karındaş olmaları duygudaş olabilecekleri anlamına gelmiyordu. Kardeşlerinin bile duygularını tam olarak bilemediğinin farkına varması en azından eşi için olumsuz düşünceler beslemekten çıkartmıştı onu.

İşte bu ve benzeri konularda aşırı talepkâr olmadan, yakınımızdaki insanların da kendilerine has duygu ve düşünceleri olabileceğini kabul edersek, yaşamak denilen bir nevi görevimizi daha kolay tamamlayabiliriz.

Empati, bir başkasının içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki duygu geçişlerini içselleştirebilmektir. Bunu da ancak kendi içimizle içselleştirebiliriz. Kendi bakış açımızla, özümüzde ne hissediyorsak onunla.

Karşımızdaki insanı seviyorsak o bizim duygumuzdur. Bize ait olan bir duygu için başkasını suçlayamayız. Ve ondan empati kurmasını bekleyemeyiz. Bu, Ben seni seviyorum hadi sen de beni sev, demek gibi bir şey olurdu.

Karşımızdaki insana değer veriyorsak o değer bizim değerimizdir. Bize ait olan değer yargımız için başkasını suçlayamayız. Ona, hadi sen de bana değer ver, diyemeyiz.

İnsanlardan her davranışımıza karşılık olarak, empatik yaklaşım tarzı beklentisine girmek bizleri sadece üzer.

Empati, gözleme dayalıdır. Diğer kişinin içinde bulunduğu durumu sadece tahmin edebiliriz. Altta anlam aramaklar, her davranıştan çıkarımlar sağlamaklar, bizim içimizin yarattığı karmaşadır. Bize ait olan iç dinamiklerimizin başkasını harekete geçirmesini beklememeliyiz. Bu beklenti içinde kalmak yaşam içerisinde bizleri zorlar ve yorar. Herkesin kendine özgü sevgi dili vardır mesela. Herkesin kendi duygularını ifade etme şekli farklıdır.

Empati kurabilmek neresinde o zaman hayatın?

Kaldı ki bütün bunları, aynı talep eden gibi hissetmeye çalışırsak da elimizde nur topu gibi bir ‘empat kişilik’ var demektir ki, bununla birlikte bir süre sonra artık ne kendi duygularımız ne de kendi düşüncelerimiz kalır bizde.

Neyse, empatlık ve bizlere yaşattığı olumsuzluklardan bir sonraki yazımızda bahsedelim.

Başkalarından, olaylar karşısında empati kurabilmelerini beklemek yerine, her ne yaşıyorsak yaşayalım, kendi iç dinamiklerimize göre yine kendi algımızla, olayların kolaylıkla üstesinden gelebilmemiz dileğiyle…

Yorumlar (14)
Dilara Kılan 4 ay önce
Hep çevreden söylenen empati yap dayatmalarıyla boş yere kendimi üzmüşüm. Bunu yazınızdan sonra farketmiş olduğum için size çok teşekkür ederim. Lütfen hep yazın, bu kadar ara vermeyin. Yüreğinize, kaleminize sağlık
Gulhan SARI 4 ay önce
Ellerine saglik, guzel bir konu ya deginmissin.keyifle okudum
Fatma 4 ay önce
Gökben Hanımcım haftalardır gözlerim sizin yazılarınızı aramaktaydı.Kendinizi bir daha bu kadar özletmeyin lütfen.O kadar doğru söylemişsiniz ki Allah bize kendi içtenliğiyle empati
kurup bizim yanımızda olup bizi hissedecek insanlar nasip etsin inşAllah
Ali̇ 4 ay önce
Çok haklısın. Resmen aydinlandim. Eline sağlık Gökben hanım...
Yasemin Görgel 4 ay önce
Çok doğru teşekkürler Gökben hanım
Zeynep 4 ay önce
Gokben hanim artik yazinizi bekler hale geldigimi fark ettim bana ne iyi geliyor
Nezahat Bayram Peker 4 ay önce
Gökben hanım, farkındalık gerektiren bir konuyu ele alıp, çok da güzel anlatmışsınız. Şimdi ben bu güzel yazınızı okuyup yorum yapmaz isem, siz ne düşünürsünüz. Madem okuyorsunuz, küçük bir not da siz yazın diye düşünürsünüz di mi? İşte yine empati yapıp sizin böyle düşünebileceğinizi düşündüm
F.kireçci 4 ay önce
Empati yapamayanlar ne denir selamlar olsun
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
29
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31
Günün Anketi Tümü
Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı sonrası sizce Asgari Ücret ne kadar olmalı?
Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısı sonrası sizce Asgari Ücret ne kadar olmalı?
Namaz Vakti 05 Temmuz 2022
İmsak 03:24
Güneş 05:09
Öğle 12:42
İkindi 16:34
Akşam 20:04
Yatsı 21:42