banner171

banner217

banner170

banner95

13.09.2021, 18:16

ÜÇ APTAL

Sevgili okurlarım! Eğitim öğretim döneminin açılması vesilesiyle son üç film tahlilimizin "öğrencilik" hakkında olacağıni yazmıştım. İlk iki filmde "sosyallik ve eğitim bilimlerinin uygulanışına" dair fikirlerimi sizlerle paylaşma şerefine ermiştim. Şimdi üçüncü film ile karşınızdayım. Fakat bu sefer bu filmde hedef kitlemiz en çok : ebeveynler ve ebeveyn namzetleridir.

Bu hafta Bolywood yapımı bir Hint filmini inceleyeceğiz. Aslında Bolywood sinemasına has bir çalışma ve program yapılması gerekiyor. Lakin şimdilik eğitim öğretim dönemine binaen bir ayrıcalık yapıp "üç aptal" filmini bağımsız olarak tahlil gayretine gireceğiz. Üç aptal filmi Aamir Khan'ın oynadığı ve gösterime girdiği 2009 yılına kadar Hindistan filmleri içerisinde gişe rekorunu elinde tutan bir filmdi.

Filmin ana konusu: ülkenin en meşhur ve başarılı mühendislik fakültesinde oda arkadaşı olmak suretiyle tanışan üç arkadaşın okul boyunca yaşadığı eğlenceli ve dramatik hayatları üzerinden Hindistan eğitim sisteminin eleştirilmesidir. Mühendislik fakültesi eğitim ve davranış bilimleri açısından tamamen sayısal neticeler üzerine başarıyı tanımlayarak kurulu bir hayatı öğrencilerine aşılamaktadır. 28 yıldır her şey bu sistem üzerinden ilerlerken aslında fakültede olması imkansız, aykırı bir fıtrata sahip Rancho'nun tabiri caizse "ben feleğin tekerine çomak sokarım" hayat felsefesiyle okulda her şey altüst olur.Filmde Bolywood filmlerinin olmazsa olmazı müzikali sık sık görmekte ve eglenmekteyiz. Bununla birlikte her şey eğlenceli giderken ufak duygusal dokunuşlarla bir kaç damla gözyaşlarınıza da hakim olamıyorsunuz. Film hakkında geniş malumat vermeden dimağınızda tat bırakıp merakınızı artırmak istiyorum.

Yazımızın başında belirttiğim gibi bu yazının asli muhatap kitlesi ebeveynler ve ebeveyn namzetleridir. Allah her insanı kudret tecellisinin tezahürü adına farklı fıtratlarda yaratmıştır. Bu vesileyle her insanın yaşam tarzı, anlayışı, zevki, kültür seviyesi farklıdır. Filmdeki üç arkadaş da mühendislik fakültesine ya hayat şartları ya da aile baskısıyla gelmiş kişilerdir. Oysa kendilerine tercih hakkı sunulacak olsaydı çok para getirmeyen ama yaşarken mutlu olacakları meslekleri tercih edeceklerdi. Çünkü bu üç arkadaşın yetenekleri tamamen birbirinden farklıdır.

Kıymetli ebeveynler! Osmanlı Devletinde Enderun isimli vakfın görevi: her çocuğun fiziki yapısına ve anlayışına bakarak sahip oldukları fıtratı çözmek ve en uygun oldukları mesleğe yönlendirmekti. Böylelikle başarı kendiliğinden geliyordu. Sizler de çocuklarınızı gelecekte en çok para getiren mesleğe değil, çocuklarımızın sahip oldukları yetenekler doğrultusunda başarılı olacakları alanlara yönlendirin. Çocuğunuzun vasfının afilli, cebinin dolgun olmasından çok çocuğunuzun mutluluğu sizler için birincil amaç olsun. Günümüzde Enderun vakfı yok ama onun yerine Rehberlik ve Araştırma Merkezleri (RAM) bulunmaktadır. Bu merkezlerde çocuklarımızın yetenek ve kapasiteleri belirlenebilir. "İnsan olmak" çok para sahibi olmaktan değil duyarlı olmaktan geçer. Lütfen çocuklarınızı dinleyin, onlarla iletişim halinde bulunun, zira geri dönülemeyecek istenmeyen yollara girdiğimizde çok geç olabilir.

Sevgili gençler son sözüm sizlere. Lütfen kendinize altyapısı sağlam hedefler koyun ve hayallerinizin peşinden koşun.

Gelecek yazıda görüşmek üzere saygıyla ve iletişimle kalın...

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Kahramanmaraş'ta En Ulaşılabilir Belediye Başkanı Kimdir?
Kahramanmaraş'ta En Ulaşılabilir Belediye Başkanı Kimdir?
Günlük GazetelerTümü