banner171

banner95

23.09.2022, 17:12

TEVEKKÜL TEMBELLİĞE DÖNÜŞMESİN

Yapacağımız meşru herhangi bir işte tedbir ve sebep her şeymiş gibi bütün tedbirleri alarak ve bütün sebeplere sarılarak hareket etmeli, tedbir ve sebepler hiçbir şeymiş gibi de Rabbimize tevekkül etmeliyiz. Yani tembelliği literatürümüzden tamamen çıkarak işlerimizin gerçekleşmesi için var gücümüzle çalışıp gayret etmeli, bununla birlikte Allah’ın yardımı ve desteği olmadan bunların gerçekleşmesinin mümkün olmadığına inanmalıyız. Çünkü Allah’ın takdiri, gücü, kuvveti ve iradesi olmadan hiçbir varlığımızın, imkanımızın, gayret ve çalışmamızın anlamı bulunmamaktadır.

Cenab-ı Hak, sözün en güzelini söylemeyi ve en güzeline uymayı bizlere nasip eylesin. Kuran-ı Kerim’in en çok üzerinde durduğu, doğru anlaşılması ve anlatılması gereken kavramlardan biri tevekküldür. Dini ve tasavvufi bir terim olarak tevekkül, Arapça bir kelime olup (ve-ke-le) kökünden gelmekte ve “bir kimsenin bir amaca ulaşmak için gerekli her türlü tedbiri, önlemi, gayreti ve çabayı sarf ederken Allah’a teslim olması, rızkında ve işlerinde Allah’ı kefil bilip sadece O’na güvenmesi ve dayanması” şeklinde tanımlanmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de ‘tevekkül’ kavramı, kırk ayette değişik fiil kalıplarında kullanılmakta, dört ayette ‘mütevekkil’ şeklinde yer almakta ve ‘vekil’ ismi, Allah’ın sıfatı olarak yirmi dört yerde geçmektedir.

İmam Gazali, tevekkülün aslının iman olduğunu, var olan her şeyin gerçek kaynağının ve yaratıcısının Allah olduğu inancına dayandığını ifade etmektedir. Kuran-ı Kerim’de de iman ile tevekkül birlikte kullanılmak suretiyle bu husus vurgulanmaktadır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor:

وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا

“Kim Allah’a tevekkül ederse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.”[1]

Buna göre Yüce Allah, her işi bir sebep ve bir sonuca bağlamıştır. Bu anlamda kainatta muazzam bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmaktadır. Onun için Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir işe girişeceği zaman şöyle dua ederdi:

اللَّهُم لَكَ أسْلَمْتُ وبِكَ آمنْتُ، وعليكَ توَكَّلْتُ، وإلَيكَ أنَبْتُ، وبِكَ خاصَمْتُ. اللَّهمَّ أعُوذُ بِعِزَّتِكَ، لا إلَه إلاَّ

أنْتَ أنْ تُضِلَّنِي أنْت الْحيُّ الَّذي لاَ تمُوتُ، وَالْجِنُّ وَالإِنْسُ يمُوتُونَ

“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana dayandım. Yüzümü gönlümü sana çevirdim, senin yardımınla düşmanlara karşı mücadele ettim. Allahım! Beni saptırmandan yine sana, senin büyüklüğüne sığınırım, -ki senden başka ilah yoktur-. Ölmeyecek diri yalnız sensin. Cinler ve insanlar ise, hep ölümlüdürler!”[2]

Cenab-ı Hak Kuran-ı Kerim’de, birçok ayet-i kerimede kendisine güvenmemizi ve tevekkül etmemizi emretmektedir. Bu emrin muhatabı olan biz müslümanlar, “bütün işlerimizde tedbirimizi almalı, doğru ölçüp biçmeli, gayretimizi ortaya koymalı ve o işlerin neticesini başarıya ulaştıracak yegâne vekilin Yüce Allah olduğuna kalben inanmalıyız.”

Nitekim tevekkülün mekanı kalptir. Azalarımız çalışırken, kalbimizle Allah’a bağlı kalarak tevekkül etmeliyiz. Bu bağlamda Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ

“Tevekkül edenler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler.”[3] Burada geçen ‘ala’ harf-i ceri Arapçada ‘hasr’ ifade eder. Yani tevekkül, sadece ve ancak Allah ile sınırlıdır.

Dolayısıyla bu ve bunun gibi birçok ayete göre Allah’tan başkasına tevekkül etmek ve Allah’tan başkasını vekil kabul etmek doğru değildir. Yüce Rabbimiz, Efendimiz (s.a.v)’e hitaben

وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا وَمَا أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ

“Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.”[4] buyurduğu halde vahiy almayan sıradan insanların kendilerini vekil olarak görmeleri veya göstermeleri, Kur’an’a tamamen zıt bir tutumdur. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

أَمَّن يُجِيبُ الْمُضْطَرَّ إِذَا دَعَاهُ وَيَكْشِفُ السُّوءَ وَيَجْعَلُكُمْ خُلَفَاء الأَرْضِ أَإِلَهٌ مَّعَ اللَّهِ قَلِيلا مَّا تَذَكَّرُونَ

“Darda kalmışın çağrısına karşılık veren, kötülüğü gideren ve sizi yeryüzünün varisleri kılan kimdir? Allah ile birlikte bir başka tanrı mı? Ne kadar az öğüt alırsınız?”[5]

Bilindiği üzere günlük işlerimizi yürütmek için birine vekâlet verebilmekteyiz. Ancak dini ve uhrevi meselelerde Allah’tan başka hiçbir varlığı vekil olarak tanıyamayız. Çünkü kıldığımız namazın her rekâtında Cenabı Hakk’ın bize öğrettiği şekilde şu sözü vermiş oluyoruz:

إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ

“Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım isteriz.”[6]

Rabbimize karşı kulluk görevimizi yerine getirirken yalnızca Allah’ı vekil kabul ettiğimizi ortaya koymak için

وَقَالُواْ حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

“Allah bize yeter ve o ne güzel vekildir”[7] demeli ve yine Kuran’ın öğrettiği şekilde şöyle dua etmeliyiz:

رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ

“Ey Rabbimiz, yalnızca Sana tevekkül edip güveniyor ve tüm varlığımızla Sana yöneliyoruz; çünkü dönüşümüz Sanadır!”[8]

Bizler, bu dünyadaki en şerefli görevimiz olan Allah’a kullukta ve kulluğumuzun bütün aşamalarında ölçü, kaide ve kurallar dahilinde hareket ediyoruz. Bunun gibi tevekkülü de kuralına göre şöyle yaşamalıyız: “Yapacağımız meşru herhangi bir işte tedbir ve sebep her şeymiş gibi bütün tedbirleri alarak ve bütün sebeplere sarılarak hareket etmeli, tedbir ve sebepler hiçbir şeymiş gibi de Rabbimize tevekkül etmeliyiz.

Yani tembelliği literatürümüzden tamamen çıkarak işlerimizin gerçekleşmesi için var gücümüzle çalışıp gayret etmeli, bununla birlikte Allah’ın yardımı ve desteği olmadan bunların gerçekleşmesinin mümkün olmadığına inanmalıyız. Çünkü Allah’ın takdiri, gücü, kuvveti ve iradesi olmadan hiçbir varlığımızın, imkânımızın, gayret ve çalışmamızın anlamı bulunmamaktadır.”

Buna göre tedbir ve tevekkül arasında çok hassas bir dengeden söz edebiliriz. Bizler, ‘Tedbirlerimizi çok iyi alarak işimizin iyi sonuçlanmasını garantiledik’ deyip de kendimize güvenirsek o zaman ya tedbirimizi ya da kendimizi yüceltmiş ve ilahlaştırmış oluruz. Bunun gibi tedbiri bir kenara atıp da sadece Allaha tevekkül yönüne gidersek o zaman Kuran ve Sünnete aykırı hareket etmiş ve günaha girmiş oluruz. Bu iki durumdan kurtulmanın en iyi yolu ise, tedbir alırken ve gayret ortaya koyarken kalbimizden, zihnimizden ve aklımızdan Allah’ı hiçbir zaman çıkarmayacak, Allah’ın yardımını ve desteğini talep etmeye devam edeceğiz.

Bu tutum, sahibini kendini müstağni görüp azmaktan ve haddi aşmaktan koruyacaktır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

كَلاَّ إِنَّ الإِنسَانَ لَيَطْغَى أَن رَّآهُ اسْتَغْنَى

“Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder.”[9] Demek ki tedbir ile tevekkül adeta bir kuşun iki kanadı gibidir. Biri kırık olduğu zaman kuş nasıl uçamıyorsa müminin de hedefine varması düşünülemez.

Her konuda en güzel örneğimiz olan Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v) hicret esnasında tedbirle tevekkülün nasıl bağdaştırılacağını bütün insanlığa göstermiştir. Efendimiz (s.a.v) bu önemli yolculuk için en uygun zamanı seçerek en samimi arkadaşıyla ,ve en iyi kılavuz eşliğinde yola koyulmuş, düşmana hedef şaşırtmak için aksi yönde gitmeyi göze almış ve bütün bu tedbirlerden sonra takdiri Yüce Rabbine bırakarak arkadaşına

لاَ تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعنا كلا ان معي ربي سيهدين

“Üzülme Allah bizimle beraberdir”[10] diyerek tevekkülünü ortaya koymuştur.

Hz. Musa (as) Allah benimle beraberdir dedi buna mukabil Efendimiz (as) Allah bizimledir dedi. Çünkü Hz. Musa’ya (as) inananlar tehlike anında tereddüt gösterdi oysa Musa (as) hayır Rabbim benimle beraberdir bana bir yol gösterecek dedi. Efendimiz Allah bizimle beraberdir dedi çünkü Hz. Ebubekir (ra) efendimize tam imanmış ve teslim olmuştu. Endişesi kendi için değil Hz. Peygamber içindi.

O halde tembellikle tamamen zıt olan tevekkülü, tam anlamıyla yaşamaya gayret gösterelim. Cenab-ı Hak, hem dünya hem de ahirette güzel sonuçlar doğuracak tevekkülü bütün' işlerimizde yaşamayı ve yalnızca zatını yegâne vekil olarak kabul etmeyi cümlemize nasip ve müyesser eylesin.

[1] Talak, 65/3.

[2] Müslim, Zikir 67.

[3] İbrahim, 14/12.

[4] En’am, 6/107.

[5] Neml, 27/62.

[6] Fatiha, 1/4.

[7] Âl-i İmrân, 3/173.

[8] Mümtehine, 60/4.

[9] Alak, 96/6-7.

[10] Tevbe, 9/40.

Yorumlar (6)
Hayrettin 3 ay önce
Dilinize, yüreğinize sağlık, kaleminize kuvvet hocam. İlminizden yine müstefid olduk
Mahfuz kalsın 3 ay önce
Hocam feyzinizden istifade ettik.Teşekkür ediyoruz.
Ahmet köse Kirikhan 3 ay önce
Hocam Allahim razı olsun.Tevekkül-Tedbir konusu gerçekten uygulamada en önemli ,ancak anlatilmasi ve yaşatilmasi cok eksik kalmış bir konuydu.Dillerinize ,yüreğinize kaleminize sağlık.Allaha emanet olunuz.
Ahmet köse Kirikhan 3 ay önce
Hocam Allahim razı olsun.Tevekkül-Tedbir konusu gerçekten uygulamada en önemli ,ancak anlatilmasi ve yaşatilmasi cok eksik kalmış bir konuydu.Dillerinize ,yüreğinize kaleminize sağlık.Allaha emanet olunuz.
Fevzi MUT 3 ay önce
Âmin Hocam. Dilinize sağlık kıymetli hocam. Allah'tan başkalarından medet uman nice avam takımlarını daha da çoğaltmak adına, nefislerine hoşgelipte ses çıkarmayan nice sahtekarlara çok güzel cevaplar olmuş. Selamlar Saygılar Sunuyorum. Allah'a Emanet Olun Kıymetli Hocam.
Fevzi MUT 3 ay önce
Kıymetli Hocam; Sizden Allah Razı olsun, dilinize , kalem tutan ellerinize sağlık. Benim düşündüklerimi çok güzel yazmışsınız. Allah hayırlı uzun ömürler versin İnşAllah hocam. Selamlar Saygılar Sunuyorum.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Namaz Vakti 07 Aralık 2022
İmsak 06:00
Güneş 07:26
Öğle 12:29
İkindi 15:00
Akşam 17:21
Yatsı 18:42