Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Dünya Hikâye Anlatıcıları Şöleni başladı. “Kaf Dağının Ardında” temasıyla üç gün boyunca devam edecek şölenin ilk gününde, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde (KSÜ) “Bir Masalın Anlattığı” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panelde masalların kültürel mirasın aktarımındaki yeri, toplumsal hafızaya katkısı ve edebiyat dünyasındaki önemi farklı akademik perspektiflerden değerlendirildi.
Masalların dünyası akademik perspektifle ele alındı
Türkiye’nin ilk ve tek UNESCO Edebiyat Şehri olan Kahramanmaraş’ta düzenlenen şölen, şehrin köklü edebiyat birikimini uluslararası platformlara taşımayı, geleneksel anlatı kültürünü yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyor.
Şölenin ilk gün etkinlikleri kapsamında KSÜ Cahit Zarifoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen panelin moderatörlüğünü Hacı Bayram Veli Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Evrim Ölçer üstlendi. Panelde Ege Üniversitesi akademisyenlerinden ve UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Somut Olmayan Kültürel Miras İhtisas Komitesi üyesi Prof. Dr. Pınar Dönmez, KSÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Somuncu, Gaziantep Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Mustafa Gültekin ve Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Gönül Reyhanoğlu konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde masalların yalnızca çocuklara yönelik anlatılar olmadığı; toplumların ortak hafızasını, değerlerini, inançlarını ve yaşam biçimlerini yansıtan önemli kültürel unsurlar arasında bulunduğu vurgulandı. Masal geleneği; kültürel aktarım, sözlü kültürün korunması ve geleneksel hikâye anlatıcılığının günümüzdeki yeri üzerinden farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele alındı.
Dönmez: “Masallar somut olmayan kültürel mirasın önemli bir parçası”
Prof. Dr. Pınar Dönmez, panelde masalları somut olmayan kültürel miras perspektifinden değerlendirdi. Masalların toplumların ortak belleğini oluşturan, gelenekleri, değerleri ve yaşam deneyimlerini kuşaktan kuşağa aktaran önemli kültürel unsurlar arasında bulunduğuna dikkat çeken Dönmez, sözlü anlatı geleneğinin korunmasının ve yaşatılmasının önemini ele aldı.
Somuncu, masalların edebiyat ve toplumla kurduğu bağı anlattı
KSÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Somuncu, masalların edebiyat dünyasındaki yeri ve toplumsal yaşamla ilişkisi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Masalların sembolik anlatım dili, karakterleri ve olay örgüleri üzerinden insanın yaşamı anlamlandırma biçimine ışık tutan Somuncu, geleneksel anlatıların edebî metinlerle ilişkisini ve kültürel hafızanın oluşumundaki etkisini ele aldı.
Gültekin, masalların kültürel aktarım gücünü değerlendirdi
Gaziantep Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Mustafa Gültekin, masalların sözlü kültür içerisindeki gelişimi, anlatım biçimleri ve kültürel aktarım gücüne odaklandı. Geleneksel hikâye anlatıcılığının toplumların ortak değerlerini yaşatmadaki rolünü değerlendiren Gültekin, masalların geçmişten günümüze uzanan yolculuğunu ve değişen toplumsal koşullar karşısındaki dönüşümünü farklı yönleriyle ele aldı.
Reyhanoğlu, masalların anlam dünyasına ışık tuttu
Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Gönül Reyhanoğlu ise masalların anlam dünyası, sembolik anlatımı ve insan yaşamındaki karşılığı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Masallarda işlenen evrensel temalar, insan ilişkileri, değerler ve yaşam deneyimleri üzerinden anlatıların bireysel ve toplumsal dünyaya sunduğu katkıları ele alan Reyhanoğlu, masalların farklı kültürler arasında kurduğu ortak anlatı diline dikkat çekti.
Şölen üç gün boyunca devam edecek
Moderatör Prof. Dr. Evrim Ölçer’in yönlendirmeleriyle gerçekleştirilen panelde, konuşmacıların farklı uzmanlık alanlarından aktardığı değerlendirmelerle masal geleneğinin çok yönlü yapısı ele alındı. Katılımcılar, masalların kültürel, edebî ve toplumsal boyutlarına ilişkin akademik paylaşımları takip etme fırsatı buldu.
Uluslararası Dünya Hikâye Anlatıcıları Şöleni, üç gün boyunca düzenlenecek etkinliklerle Kahramanmaraş’ın edebiyat ve kültür sanat hayatına katkı sunmayı sürdürecek. Organizasyonla şehrin UNESCO Edebiyat Şehri kimliğinin güçlendirilmesi, geleneksel anlatı kültürünün yaşatılması ve hikâye anlatıcılığının gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.

