banner171

banner95

24.09.2022, 17:37

İRTİBATLI MI YOKSA İLTİSAKLI MI?

Güzel bir cumartesi akşamından bütün okuyucularıma merhaba. Ben Ayşe Kısacık Uslusoy. Kahramanmaraş'ta avukat olarak mesleğimi ifa etmekteyim ve artık her cumartesi bana ayrılan bu köşede siz; değerli okuyucularıma bizzat şahit olduğum yaşanan olaylarla ilgili hukuki bilgiler üzerine bir yazı paylaşacağım. İlk yazımda sizlere idari yargıya başvuru süresi dolmak üzere olan ceza yargılamasında haklarında beraat kararı verilmesine rağmen idari yönden 375 Sayılı KHK geçici madde 35 uyarınca görevden ihraç edilen kamu personellerinden bahsedeceğim.

Faydalı olması dileğiyle...

Düşünsenize, günün birinde bir arkadaşınızla bir restaurantta buluşmak için randevulaşıyorsunuz. Arkadaşınız, bu restauranta gelirken iş yerinden bir arkadaşıyla birlikte geliyor. Sohbet, muhabbet derken bir selfie çekiyorsunuz  ve sosyal medyada paylaşıyorsunuz. Aylar sonra bir bakıyorsunuz ki bu gelen kişinin FETÖ/PDY ile bir mensubiyeti ortaya çıkıyor. Her şeyden habersiz çekildiğiniz o masum selfie dosya kapsamına alınıyor. Sizin hakkınızda da bir soruşturma süreci başlıyor ve bir anda irtibatlı sayılıyorsunuz.

Ne yapacaksınız? 

Haydi sorumuza cevap bulmak için uygulaması 31 Temmuz 2022 tarihinde son bulan 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Geçici 35. Maddesi ile hangi konu düzenlenmiş bir göz atalım: 

Bu madde der ki: "... Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen… personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır." Bu düzenlemeden önce 15 Temmuz darbe girişiminden sonra OHAL ilan edilmiş; OHAL KHK'ları ile FETÖ/PDY ile irtibatlı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen çok sayıda polis, asker ve memurlar kamu görevlerinden ihraç edilmişlerdir. OHAL döneminin sona ermesi ile 375 sayılı KHK'da düzenlemeler yapılarak ihraçlar bu KHK kapsamında yapılmaya başlanmıştır. 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesi 31 Temmuz 2022 tarihi itibariyle yürürlükten kalkmıştır. Bu sebeple 31 Temmuz öncesi toplu ihraçlar artarak birçok kişinin mağduriyeti oluşmuştur. 

Peki bu maddede bahsi geçen irtibat ve iltisak kavramları ile bahsedilmek istenen nedir?

Anayasa Mahkemesi  14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını; örgütle yapışıkmış gibi hareket etme, gönüllü şekilde tabi olma, kavuşan, bitişen, birleşen kavramı ile, irtibat kavramını ise; bağlantılı, ilişikli olarak açıklamıştır. Bu madde ile iltisak ve irtibat kavramı soyut bırakılmış; idare tarafından yapılacak değerlendirmenin ne şekilde olacağının, hangi olay ve olgulara dayanılacağına dair bir hukuki düzenleme olmaması nedeniyle idareye sınırsız ve keyfi bir takdir yetkisi ile kişileri kamu görevinden çıkarma yetkisi verilmiştir. Kamu görevinden çıkarma tedbirinin süre yönünden bir belirleme içermesi gerektiği, tedbire muhatap kişiler hakkında objektif, tarafsız ve şeffaf bir soruşturma süreci geçirilmesi gerektiği hususlarında sınırlar; Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve diğer yargı organları tarafından çizilmeye çalışılmıştır.

Öncelikle, İdare tarafından görevden çıkarmaya dayanak yapılan irtibat ve iltisak kavramları ile isnat edilen suç bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır.

Hukuk Devleti gereğince yapılması gereken bu kişilerin terör örgütleriyle iltisaklı olup olmadığını incelemek, araştırmak, bu yönde somut bir delil elde etmek ve kişilerin hangi eyleminin örgütle var olduğu belirtilen iltisak kavramıyla ilişkilendirildiğinin açıklanması gerekir. İdare tarafından, şüphe ve ihtimale dayalı bir gerekçe ile kişilerin görevden çıkarılmak sureti ile cezalandırılmış olması,   T.C. Anayasası ile güvence altına alınmış olan haklarının  çiğnenmesi ve yersiz olarak cezalandırılması anlamına gelecektir ki bu durumun hukuk kurallarınca korunması mümkün değildir. Nitekim, AİHM, Pişkin/Türkiye kararında " Başvurucunun görevine, ulusal güvenlik açısından tehlike yaratan bir örgütle bağlantısı olduğu değerlendirmesine dayanarak son verilmiş olması, onu işsiz ve geçim kaynağından yoksun bırakmanın yanında, çevresinde itibarını da sarsmıştır. AİHM, başvurucunun görevine son verilmesinin arkasında yatan nedenleri ve olguları, ulusal yargı organları gibi belirleyebilecek durumda değildir. Ancak, ulusal yargı organları da, söz konusu nedenleri ve olguları ortaya koyamamıştır. Ortada kanıt yoktur. Bu durum ve etkin yargısal denetim eksikliği, başvuranın görevine son verilmesi işleminin, demokratik toplum açısından gerekli olmadığı gibi, AİHS güvencelerinin kısıtlanması / askıya alınması açısından ‘kesin gereklilik’ (strictly required) koşuluyla da bağdaşmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, başvurucunun özel hayat hakkı da ihlal edilmiş bulunmaktadır." şeklinde hüküm kurulmak sureti ile , irtibat ve iltisakın başlı başına bir suç isnadı olmadığı ve tek başına bir kişinin cezalandırılmasına yeterli olmadığına atıf yapılmış ve başvurucunun bu yönü ile yapmış olduğu başvurunun kabulü ile tarafına tazminat ödenmesine karar verilmiştir. 

Kişilerin ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite eğitimlerinin tamamının devlet okullarında aldığı, örgüt içinde faaliyet yürüttüğünü bildiği kimsenin bulunmadığı, örgüte ait bylock vs. gibi herhangi bir iletişim programını kullanmadığı, örgüte maddi yardımda bulunmadığı, kod adının bulunmadığı, örgüte müzahir dernek, vakıf v.b. kurum ve kuruluşlarda kaydının bulunmadığı ve böyle kurum veya kuruluşlarla arasında hiçbir para akışının bulunmadığı, örgütün yazılı yada görsel yayın organlarına herhangi bir aboneliğinin bulunmadığı, yurt dışına çıkmadığı, pasaportu olmadığı, kendisinin veya birinci derece yakınlarının Bank Asya hesaplarının bulunmadığı, çocuklarının eğitimlerini devlet okullarında aldığı, örgüt içi katalog evliliği yapmadığı ve uzun yıllar boyunca sabit telefon hattını kullandığının sabit olduğu ve bu kişilerin haklarında yapılan ceza yargılaması sürecinde de takipsizlik veya beraat kararları verilmiş olmasına rağmen tek bir somut bilgi veya belge bulunmadan sadece kanaat ile idari yönden kamu görevlerinden çıkarılmaları tedbiri hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacağı gibi kabul edilmesi de mümkün değildir.

Kamu görevinden çıkarılma şeklinde tezahür eden müdahalede idarenin; gerek kamu güvenliğinin korunması gerekse de Devlete sadakat yükümlülüğünün sağlanması amacıyla hareket ederek kamu görevinden çıkarılma tedbirinin ölçülü, güdülen amacın gerçekleşmesi için elverişli ve zorunlu olduğu, netice itibariyle bu müdahalenin ulaşılacak meşru amaç kapsamındaki kamu yararı ile dengelemesi gerekir. İdare tarafından yürütülen soruşturma kapsamına milletler arası hukuktan doğan yükümlülüklere, T.C. Anayasası ile güvence altına alınmış çekirdek haklara müdahale edilmemesine özellikle dikkat edilmesi gerekir.

Nitekim Danıştay 13. İdari Dava Dairesi "... Haklarında araştırma yapılan kişilerin terör örgütleriyle iltisakı yahut irtibatı bulunduğunun tahmin ve varsayıma dayalı soyut ifadeler yerine hukuki denetime elverişli bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiği kuşkusuzdur." şeklinde hüküm kurmak suretiyle de bu hususa açıklık getirmiştir. Bu tedbirin sınırları Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve diğer yargı organlarınca belirlenmişken bu belirlemelerin aksinde kanaat ile verilen kararların kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu sebeple;

Yazımı T.C Anayasası 38. Madde düzenlemesine yer vererek bitirmek isterim: "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." Yani hiç kimse suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilemez ve suçlu muamelesine tabi tutulamaz. Son olarak; idari yargı yoluna başvurmak için kararın tebliğinden itibaren 60 günlük bir süre bulunmakta olup hakkında bu tür bir işlem olan kişilerin bu süreyi kaçırmamasını tavsiye ederim. Ne de olsa usul, esastan önce gelir. Haftaya tekrardan görüşmek üzere. Sağlıcakla...

Yorumlar (1)
Fatih Mehmet İNCE 3 ay önce
Çok değerli bir yazı olmuş. Kalemine sağlık. Başarılar.
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4
Namaz Vakti 07 Aralık 2022
İmsak 06:00
Güneş 07:26
Öğle 12:29
İkindi 15:00
Akşam 17:21
Yatsı 18:42